The app for independent voices

Gülün Adı’nı seneler sonra tekrar okudum. Baştaki birkaç diyalog ilgi çekici geldi. Özellikle nominalizm tartışmasını yaptığı başrahibin kayıp atının arandığı bölümler. Onun haricinde bazı bölümlerde çokça sıkıldım diyebilirim. Sonrasında Foucault Sarkacı’na başladım. Sarkacı ilk kez 2001’de okumuştum sonrasında bir defa daha bitirdim. Şimdi üçüncü kez okuyorum. O kadar sardı ki neredeyse iki günde 250 sayfa okudum. Peş peşe okuyunca şunu fark ettim; Gülün Adı’nda cinayetlerin bir örüntü, düzen üzerinde olduğu fikrine kapılıyor William:

“Benim anlamadığım, belirtiler arasındaki ilişkiydi. Jorge’ye tüm cinayetlere uyuyormuş gibi görünen İncil’deki bir örüntü aracılığıyla ulaştım; ama gene bir rastlantıydı bu. Bütün cinayetleri işleyen bir suçlu ararken Jorge’yi bulduk; ama her cinayetin başka bir kişi tarafından işlendiğini, ya da hiç kimse tarafından işlenmediğini ortaya çıkardık; Jorge’ye sapık ve ussal bir zihnin tasarısını izleyerek vardım; ama ortada tasarı yoktu ya da daha doğrusu, Jorge’nin kendisi, kendisinin ilk tasarısına yenik düştü; sonra da bir dizi nedenler, neden olmayanlar, birbiriyle çelişen nedenler art arda sıralandı; bunlar kendiliklerinden gelişerek, belli bir tasarıya bağlı olmayan ilişkiler yarattılar. Benim aklım nerede kaldı peki? Bir düzen benzerini izleyerek inatçı davrandım; oysa evrende hiçbir düzen olmadığını iyi bilmem gerekiyordu…” s. 573 Gülün Adı (1986)

Gülün Adı’ndaki düzen bize kendini Foucault Sarkacında “plan” olarak göstermektedir:

“Plan. Plan gerçek.”

“Plan gerçek miydi? Ne saçmalık, onu biz icat etmiştik. Belbo’yu kim yakalamıştı? Gül-Haç Biraderleri mi, Saint-Germain kontu mu, Okrana mı, Tapınak Şövalyeleri mi, Haşşaşiler mi?” s. 48, 49 Foucault Sarkacı (2024)

İlginç bir tesadüf (mü yoksa bir düzen mi) olarak Gülün Adı’nı okumaya başladığım günlerde Rens Bod’un Örüntüler Dünyası, Bilginin Evrensel Tarihi kitabına başlamıştım.

İnsan zihni örüntü kurmadan dünyayı anlamlandıramıyor. En basiti zamanın belirli bir örüntü içinde görmek. Peşi sıra giden mevsimleri kış, bahar, yaz, sonbahar diye peşi sıra adlandırmamız gibi. Örüntüler, kavramlar bizim kainatı anlamamızı sağlayan en önemli zihinsel araçlar. Bilim dediğimiz nesne bu örüntüler ve kavramların bütünü.

Eco ilk romanında bir düzen olmadığını iddia ederken ikinci romanında bütün dünyanın bir düzen, plan içinde olduğunu iddia ediyor.

Son olarak Sarkaç Gülün Adı’ndan daha keyifli bir roman.

Jan 30
at
11:50 AM

Log in or sign up

Join the most interesting and insightful discussions.