Sanki beynimin, ifade etmekten, üretmekten, yorum yapmaktan ve hatta konuşmaktan sorumlu kısımları hasar almış gibiyim.
Şu notu bile yazmakta zorlanıyorum. Yine de deneyeceğim.
Dur, diyorum kendime, panik olma. Hatta neden bile arama. Arada olur öyle, diyorum. Diğer yandan sözcükleşmek, cümleleşmek, sesleşmek isteyen her şey kuduruyor içimde.
“Yazmayıver, konuşmayıver, anlamayıver” gibi pasif aksiyonlar çare değil. Çünkü bu mallık hissi, tıkanmışlık hissi günlük yaşamımı bile sürdürmeme engel oluyor.
Şey gibi, bir futbol oyuncusunun tam topa vuracakken aniden onu acıyla durduran bir kaşık fıtığı ya da pubis sakatlığı/sendromu yaşaması gibi. En yakınım gerçek anlamda yaşadı bunu ve nasıl kahredici bir şey olduğunu biliyorum. Gücün var, her şey tamam, ama asla aksiyona geçemiyorsun, büyük bir kuvvet engelliyor seni.
Şu durumdayken inanın en basit ağız dalaşına, kavgaya falan bile giremiyorsun.
Nasıl gıcık bir his!
“Bir yer var, biliyorum. Her şeyi söylemek mümkün. Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum. Anlatamıyorum.” (Orhan Veli)
Bu mısraları iliklerimle anlayacağımı hayatta bilmezdim.
Size de oldu mu hiç bu çeşit bir mühürlenme, ne olur bana bir söyleyin. İmdat.
(Şu notu yazmam yaklaşık 35 dk sürdü.)