Make money doing the work you believe in
Poetika Journal.. Yaşadığım Mahalle
Yaşadığım mahalle Hacılar Meydanı Mahallesi.. Mahalle ismini eskiden hacca gidecek kişileri uğurlama ve hacdan gelenleri karşılamak için kullanılan toplanma alanından alıyor. Amasya şehir içinde düz bir alan Hacılar Meydanı, onun haricinde dağlarla kaplı. Yaşadığım mahallenin ismini araştırmak için içimdeki ses yeniden keşfedilen, babamın orada şifalı su var dediği yerden başlamak istedim. Venk Suyu.. Su yıllarca kutsal kabul edilmiş. Aslında şehrin tüm mahallelerinde olduğu gibi bu mahallede de birçok dinin, kültürün izlerini görmek mümkün.
Mahalle ismiyle ilgili bilgileri Amasya Belediyesi’nin numarataj bölümündeki bir görevliden öğrendim aslında. Hacılar Meydanı Mahallesi aslında Gökmedere Mahallesi’nden ayrılmış bir mahalle. Gökmedere Mahallesi de ismini Gökmedrese Cami’sinden alıyor.
Tüm bunların arasında da yaşadığım ev var. Gökmedere Cami ve Venk Suyu arasında. Aile apartmanında yaşadığımız için ve çok da komşu tanımıyorum ama bana burayı mahalle gibi hissettiren şey karşı apartman. O kadar daire var ki sayısını bilmiyorum, bence bir köy kadar. Bizim apartmanda dört daire var. Karşı apartmanın girişinde oturan yaşlı teyze ve amcalar bana mahalle gibi hissettiriyor burayı. Benim için mahalle kapısının önünde oturan insanların olduğu, birbiriyle sohbet eden, herkesin bir şekilde birbirinden haberdar olduğu yerdir. Ben onları tanımıyorum ama onlar bizi tanıyor. Geçenlerde kızıma “Annen, baban sana çok düşüyor.” dedi. Ben de karşılaştıkça selam versem de hiç konuşamam. Sanırım ben uzaktan izlemeyi sevsem de muhabbete girmekte zorlanıyordum. Bir de ben gittim yanlarına. Saatlerdir oturuyorlardı orada, akşam gelirken aldığım şeylerden ikram ettim tadına bakmak ister misiniz diyerek. Tabi dediler. Bir selam ne kadar sohbete dönüştü sonra; hastalıklar, çocuk yetiştirmek gibi. Bir de evim tam mezarlığın karşısı. Kimsesizler mezarlığı. Önce bana çok ölümü hatırlatıyordu şimdi ise yaşamı. Balkonumda çiçeklerim var. Balkonumdan bakınca mezarlıktaki çam ağaçları, yüzlerce belki binlerce kişinin yaşanmışlıkları. Bir süredir yaşamın içinde olmaya çalışıyorum. Bunu da öğrenmeye başladığım yer yetişkin eğitimi oldu. Yazı yazdıktan sonra gelen iç sesimi dinleyerek bir kez daha teşekkür ederim Sepin. Yetişkin eğimi, poetika bana yaşıyorum demek için neye ihtiyacım var sorusunun peşinden gitmeme ve içime bakmama yol açtı.
Ben hep Hacılar Meydanı Mahallesi’nde oturuyoruz derdim. Bu yazıyla ben Hacılar Meydanı’nda oturuyorum cümlesini ilk kez kullanıyorum. Ben Amasya’da yaşıyorum. Yaşamak güzel.





