Make money doing the work you believe in
Kürtaj konusu açıldığında insanlar genelde ikiye ayrılıyor. Ama ben olayın en başında şunu düşünüyorum: Bir insanın kendi bedeni ve hayatı hakkında söz sahibi olması gerekir.Hamilelik sadece dokuz ay süren bir süreç değil. Bir insanın eğitimini, kariyerini, ekonomik durumunu, psikolojisini ve hatta hayatının geri kalanını etkileyebilecek kadar büyük bir sorumluluk. Bu yüzden bir kişinin istemediği bir hamileliği sürdürmeye zorlanmasının doğru olmadığını düşünüyorum.Bazı insanlar kürtajı destekleyenlerin hayatı önemsemediğini düşünüyor. Oysa mesele çoğu zaman bu değil. Mesele, insanların kendi hayatlarıyla ilgili bu kadar büyük bir kararı kendilerinin verebilmesi. Çünkü o hamileliğin tüm yükünü, fiziksel ve duygusal sonuçlarını yaşayacak olan kişi başkası değil.Ayrıca kürtajı yasaklamanın kürtajı tamamen ortadan kaldırmadığını da biliyoruz. Tarih boyunca bunun birçok örneği görüldü. İnsanlar yine kürtaj olmaya çalıştı, ancak bu kez çok daha sağlıksız ve tehlikeli koşullarda. Sonuç olarak zarar gören yine kadınlar oldu.Kürtajı savunmak, kimseyi kürtaj olmaya zorlamak değildir. Nasıl ki bir insanın doğum yapma hakkı varsa, doğum yapmamayı seçme hakkı da olmalıdır. Özgürlük biraz da insanların kendi hayatlarıyla ilgili kararları kendilerinin verebilmesi demektir.Bu yüzden kürtajı bir suç ya da ahlaksızlık meselesi olarak değil, bireyin kendi bedeni ve geleceği üzerindeki söz hakkı olarak görüyorum. Herkes aynı fikirde olmak zorunda değil, ancak kimsenin başkasının hayatı adına karar vermemesi gerektiğini düşünüyorum.
